Perşembe, Şubat 25, 2010

böyle sabaha kadar uyumayıp, gündüz vakti birkaç saat uyuyup güne devam edince, sonra arkadaşları eve rakı içmeye gelince filan, hangi gün içinde olduğu bilincini yitiyor insan. ama güzel, uykusuzluk kafasını seviyorum ben zaten. koskocaman bir evde iki kişi yaşamanın verdiği rahatlığı da seviyorum.

bir de isminiz anlamı çok net, cümle içinde kullanılabilecek bir sözcükse eğer, o zaman şarkı dinlerken algıda seçicilik yaşamak kaçınılmaz oluyor. hihih.

bir de yeni türkü'nün hastasıyım yahu.

Pazartesi, Şubat 22, 2010

i'd never wanna belong to a club that would have someone like me as a member.

woody allen'ın hastasıyız, yukarıdaki cümle de motto'muz evet. ama yine de bir yerlere ait olduğumuzu hissedebilmek için canımızı veririz. neticede başlıktaki cümleyi de, bundan bir önceki cümleyi de bize kurduran sevgili ego kardeşimiz. hem zaten aşağılık kompleksi ile narsisizm'in aşağı yukarı aynı şey olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. var mı? bilin o zaman.

bu sefer anlattıklarımı yeterince şifreli anlatamadım korkarım. olsun, demek ki şifresiz anlatmak istemişim. ayrıca çeviri yaparken "i'm afraid"leri "maalesef" olarak çevirmeye özen gösteriyorsam da, gündelik hayatta çeviri kokan cümleler kurmaya bayılıyorum, evet.

bu vesileyle buradaki örümcek ağlarını azıcık temizlemiş oldum sanırım. hem aslında mutluyum galiba ben yahu.